Hayata dair değil, hayatın ta kendisi..
Bir başka kokuyordu bu sabah hava. Bir başkalık vardı baktığım herşeyde. Sanki daha yaza girmeden yaz gelmişti çevremdeki herşeye. Kalkıp gidesim geldi uzaklara, insanların erişemeyeceği kadar uzaklara, sonra kalmak orada öylece. Manasız buldum sonra, güldüm geçtim kendime…
Durgun bir gün. Durgun hava, durgun su. Durgun bir hayat. İnsan daha ne isteyebilir ki hayattan? Bu kadar monoton bir hayatın olup da canının sıkılması mümkün mü? Bir başka cumartesi günü daha sizlerle beraber olabilmek dileklerimle. İyi can sıkıntıları…
Hayat yoğunluğu had safhada. İş güç desen o biçim, kafayı ka$ımayı birak nefes almaya bile zaman bulmak pek güçleşti. Uyku düzeni baya bozuk. Çoğu gün uyku haliyle karışık görüşün 0’a yaklaştığı anlarla karşı karşıya kalmaktayız. Lakin bunca kötü şeye rağmen halen daha hedeften sapma gösterilmedi. İnatla hedefe doğru emin adımlarla ilerleniyor. Büyük ihtimal tahmin edilenden çok daha kısa bir zaman icerisinde hallolacak her $ey. Lakin yine de emin konuşmamak lazım. Olmadık hadiseler başa gelebilir. Dikkatli olmak, gözleri açık tutmak zorundayız.
Yıldız Tarihi 2455, Yıkama Yağlamadan Sorumlu Güverte Amiri OnHaKa
Bugün içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bu “hiçbir” şey blog doldurmayı da kapsadığı için bugünlük beni mazur görmenizi rica edeceğim.