İçeriğe geç

Ay: Kasım 2005

Istanbul

Kimsenin gitmedigi, gidip de goremedigi, gorup de ulasimini saglayamadigi, ulasimini saglayip da kil oldugu yerdeyiz 2 haftadir. Evet, istanbuldayiz 2 haftadir. Gozlerinizin denizin gokyuzuyle birlestigi noktaya kitlendigini hissettiginiz anda genzinize kaciveren sosisli sosundan sonra, bir yamacinda sigara icerken gozlerin uzerinize cevrildigi kadikoy-besiktas vapurundan bir laptop vasitasiyla girilen bu “girdi” sayesinde bir kez daha sesimizi sizlere duyurabilme $erefine nail olduk.
 
Nicedir gelebilemedigimiz bu diyarlara bir de yabancisiymis gozuyle bakalim istedik. Karsimiza cikan ilk vatandasa mikrofonumuzu uzativerdik kendimize hakim olamadan:
 
– Merhaba bey amcacigim.
– Merhaba evladim.
– Nasilsiniz, iyisiniz insallah.
– Nasil olayim be evladim, bildiginiz gibi.
– Amca yanilmiyorsam ilk kez gorusuyoruz, daha onceden bildigim bi haliniz olmadi yani hic.
– Aman be evladim, lafin gelisi soylenir ya hani.
(burada aramizda istemsiz gulusmeler oldu)
– Ilahi amcacigim, benden cok yasayacaksin. 
– Pek sanmam evladim, yollara acilan cukurlarda biriken sularda bogulup gidicez bu gidisle.
– Yapmayin yahu, daha cok is var sizde.
– Kameranin yerini soyle de el sallayayim bari.
– Ne kamerasi?
– Saka mi bu? Siz benimle dalga mi geciyorsunuz evladim?
– Yok beyamcacigim, ben sadece toplumsal bir calisma icin bura…
(beyamcacigimiz sozumuzu keserekten..)
– Tamam tamam uzatma, git baskasiyla kafa bul sen.
– Amca valla billa yanlis anladin beni.
– Al sana simit (elindeki yarim simidi uzatir), martilara atarmis gibi yapar, dalgani gecersin onlarla.
– Ama ben, ya boyle degil, ya valla billa bak
– Sopaliyim ona gore.
– Neyse bize musade…
 
Insanlarin birbirine insanca bakamadigi, insanca bakanlarin da kesin cikari oldugu icin oyle baktigi yerden seslenicektik sizlere bu hafta. Ama olmadi saygideger takipci kitlem. Yine hayallerimiz yarim kaldi. Yine veremedik istedigimiz toplumsal mesajlari sizlere. Ne diyelim, saglik olsun. Elbet birgun bizler de kesfederiz insaniyet namina yapmamiz gereken bazi seyleri. Elbet bizler de birgun diledigimiz tespitlerle cikabiliriz karsiniza.
 
Saka bir yana; ozlememisim seni Istanbul. Is-guc-saglik sebebiyle bile olsa gelmemek lazim sana. Yasamamak lazim seninle birlikte. Cunku sen insanlari ayiriyorsun. Milyonlarca insani uzerinde topladigin topraklarin tutamiyor onlari aslinda birarada. Cogu kente nasip olmayacak kadar cok insani barindiriyorsun belki bunyende ama birlestirerek degil, uzaklastirarak. Nasil geleyim ben sana? Nerene bakip da seveyim seni? Icinde barindirdigin milyonlarin hangi birimize ne faydasi var?
 
Peki ya sahip oldugun guzelligi nasil sindireyim icime? Nasil doyayim yollarinda yuruyemedigim, yurumeye calisirken carpildigim canim yerlere? Nasil tadina varayim can guvenligimin olmadigi memleketin?
 
En son ne zaman huzur verdin ki sen uzerinde yasayan insanlara? En son ne zaman mutlu ettin uzerinde yasayan insanlari? Hergun illallah dedirttigin insanlarin ahlarindan bir gun olsun yuzun guldu mu? Yuzyillardir yerlesim birimisin, yuzyillardir adina siirler, sarkilar, methiyeler duzulur. Gun gecmez sensizlikten kivrananlarin acisini gidermek icin acarsin kucagini onlara. Ve yine gun gecmez pisman edersin geldiklerine. Pisman edersin sevdana dusenleri seni sevdiklerine, seveceklerine. Al iste sana sevgi istanbul. Al da gor milyonlarca mutsuz insanin sana kosa kosa geldigi halde gordugu misli misli zarari.
 
Biz sana oyle ya da boyle mecburuz Istanbul… Mecbur oldugumuz icin geliyoruz sana. Her ne kadar camur atsak da yine geliriz sana. Camur atsak da yapamayiz sensiz. Aslinda biz sensiz pekala yapariz da sen bizsiz yapamazsin ama sen yine de ugruna binlerce sey sarfedilen bir sehirsin. Zaten bizi bulamazsan bizim yerimize birilerini bulabilirsin di mi? Sen degil misin o milyonlari dunyanin 4 bir kosesinden ustune ceken? Sen degil misin milyonlari sevdana yollara dusuren? Elbet bulur, getirirsin birilerini bizim yerimize. Binlerce kör sevdalinin hatrina diyeceklerimi burada noktaliyorum. Geldigime gelecegime pisman oldum ama yine de sana gelmiycem diyemiyorum be Istanbul. Zaten sana camur atsak izi kalmiyor, izi kalsa bile umrun olmuyor. Ben ne diye konusuyorum ki Istanbul? Ben neyim ki senin icin? Ustunden gelip gecenlerden sadece biri degil mi? Milyarlar gormus gecirmissin sen, birimizin laflarindan neden bu kadar uzulesin. Sen kizamazsin zaten beni. Digerleri gibi beni de sevip bagrina basmis memleketsin. Senin bizleri bastigin bagrina biz hergun milyonlarca cift ayakla basiyoruz ama sen aldiris etme bize. Valla billa ne yapiyorsak seni sevdigimiz icin yapiyoruz. Aramizda lafi olmaz di mi bu gibi seylerin. Onca zamanlik muhabbetimiz var, arkadas arkadasa bu kadarcik goz yumar herhalde. Yummazsa da canin saolsun be Istanbul, senden kiymetli mi allahsen…
Yorum Bırak

Gündem

Eveeeet… Uzun zaman sonra yine sizlerle beraberim pek muhterem takipçi kitlem. Biliyorum uzun zamandır yazı olsun, link olsun, herhangi başka bir atraksiyon olsun göstermedim sizlere. Lakin malumunuz hayat bir koşuşturmadan ibaret. Her zaman dilediğiniz gibi gitmiyor işler. Zaman bulmak, zaman ayırmak her zaman mümkün olmuyor. Neyse lafın özü; özür dilerim. Tamam yaptım bi eşşeklik. Bundan sonra en azından ayda bir bişiler karalamaya gayret ederim.

Son zamanlarda dikkat edebildiğim kadarıyla ülke gündemi olmadık işlere meyleder oldu. Olmadık şeyler gelip duruyor karşımıza. Kendi adıma bardağı taşıran son damla Istanbul Denizcilik Işletmeleri’nin aldığı son karar. Yok efendim neymiş; vapurlarda artık dışarıda da sigara içilmeyecekmiş. Yok artık, daha neler? Ulan zaten kapalı mekanlarda sigara içmemeyi bünyesine sindiremedi daha bu halk, sen ne halt etmeye kalkıp dışarıda da sigara içmeyi yasak ediyorsun? Sen yarın öbür gün açık alanların hepsinde men edersin insanları sigara içmekten. Ama sen dur, phillip moris veya RJ sana tavır alacak daha. Dur sen dur, gününü görücen elbet..

Neyse sevgili kitlem, işte durumlar böyleyken böyle. Sizlere buradan kucak dolusu sevgiler gönderiyorum ve bir kez daha tekrarlıyorum; Ne mutlu vurdum duymaz kel ayvaz’a…

 

Yıldız Tarihi 2455, Sorumlu Güverte Nizamcıbaşısı OnHaKa

Yorum Bırak