Uzun zaman üstüne tek başına kalınca bir tuhaf oldu içim. Meğerse varlıkları ne kıymetliymiş gidenlerin. Dünya da öyle değil mi zaten? Sevdiğiniz biri bu diyarları ölerek veya uzak bir yere giderek terkedince sanki sizin de bir parçanız onunla beraber gidermiş gibi olur. Lakin ne hikmetse aradan belirli bir zaman geçince o gidenler sanki hiç varolmamış gibi olur. Bu da bizim sahtekar taraflarımızdan sadece biri. Gözden uzak olan gönülden de uzak olur derler ya hani; onun Türkçesi aslında “yanımda değilsen umrumda da değilsin” gibi bir şeydir. Kendine bile doğruları söylemekten aciz insan tutar buna böyle kılıflar hazırlar; hani böyle deyince çok naif ve kulağa incitici gelmiyor ya. Genel olarak aptallık düzeyi akıllılık düzeyinin üstünde olan insanlar o yüzden bu dünyada daha mutludur, çoğu zaman kendilerine gıpta eder, “ulan inşallah ben de bu açıdan böyleyimdir” dediğim zamanlar olur. Aziz Nesin demişti, millet üzerine yürümüştü. Yakmaya falan çalıştılar, olmadı beceremediler. Kendi başına ölmek durumunda kaldı adamcağız. Lakin durup da kendine kimse mi sormadı bu soruyu? Tabiki sordu, cevabını da aldı. Aldığı cevap çok zoruna gitmiş olmalı ki sonrasında kendiyle bile bunu paylaşamadı.. Aha ben diyorum işte, benden başlayarak böyle bu insanoğlu. Neden bakıyorsun öyle? Ne bekliyordun ya? Biraz daha pohpoh falan mı 🙂 Çok beklersin valla. Ben de bekliyorum hem, yalnız kalmamış olurum. Şafak kaç bugün ayrıca? Çok bir şey kalmadı be oğlum, sık az daha dişini..
Son olarak; tek kalmamalı insan. Yalandan bile olsa olmalı birileri yanında. Bağırmalı çağırmalı gerekirse, yakasına yapışmalı belkide. Ama olmalı birileri..
– OnHaKa – 41.009415,39.613168
İlk Yorumu Siz Yapın