İçeriğe geç

Barış’lı zamanlar

Hiç unutmuyorum, televizyon denen olay içerisinde o dönem izleyecek neredeyse hiçbir şey olmaması sebebiyle tanıdık biz aslında Barış Manço’yu. O zamanlar telekomünikasyonun sadece İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde fayda sağladığını, diğer anadolu kentlerinde pek bir anlam ifade etmediğini hepimiz iyi biliyoruz. Kendi aslında koca bir ses sanatçısı, şair ve gönül adamı olmasına karşın biz onu ücra anadolu kentlerinde iyi tanıyamadık, belleyemedik. Ne zaman ki her eve televizyon girdi, ne zamanki televizyonda mecburi istikamet icat olundu. O zaman tanıdık. Halbuki ne kadar da geç tanımışız, haberimiz olmamış..

Neredeyse çocukluğundan beri müthiş işlere imza atan, ülkede daha önce kimsenin yapamadıklarını yapmış, tüm bunları yaparken bir yandan da göreni kendine hayran bırakmış böyle cici bir insanı adam gibi tanıyamadan kaybetmiş olmanın acısını bu açıdan bakarsanız daha da derinden hissedersiniz. Radyo’da veya televizyonda bir şarkısını, klibini denk gelmenin sizleri nerelere götürdüğünü tarif etmek zor. 1999 senesindeki vefatına kadar yaşadığı süre içerisinde ona yetişmiş olabilenler, az da olsa hayatta olduğu döneme denk gelenler çok şanslı. Sene 2012, onun yokluğunun 13. senesi.. Ben sadece 12-13 senesine şahitlik edebildim. Şanslıyım..

Ne kadar çok sevildiğinden hiç bahsedecek değilim Barış abi. “Nereden düştüm aklına?” diye hiç sorma. Sen aslında bazı akıllardan hiç çıkmıyorsun..

Kategori:Personal

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir